Doğu Karadeniz – Gün 6

Güne güzel bir kahvaltı ile başlıyorum.

IMAG0183

Ve sonra Tranzon a doğru yola çıkıyorum. Motorun 4000 km. bakımını yaptırmak için Trabzon Honda Çim-art yetkili servisine gidiyorum. Motora bakım yapan usta işini çok iyi biliyor ve titiz çalışıyor. Motor yağı değişiyor, zincir gerginliği ayarlanıyor ve yağlanıyor.

IMAG0184

Artık yeni bir 4000 km. yola hazır. Ve sonra Trabzon u gezmeye başlıyorum. Öncelikle Ayasofya yı geziyorum.

Ayasofya anlam olarak “kutsal bilgelik” demekmiş. Türkiye’de 7 tane Ayasofya varmış. En meşhur’u da Sultanahmet’teki Ayasofya.

Yapı çok iyi korunmuş, restore edilen yeri çok az.

IMAG0194

Giriş kapısının üzerinde bir takım kabartmalar mevcut. Ve burada bir hikayenin tasvir edildiğini öğreniyorum.

IMAG0193

 

Sağdan sola doğru Adem ile Havva’nın yaradılışı, şeytanın Havvayı kandırması, Yasak elmayı yemeleri ve cennetten kovulmalarını anlatıyor. Malesef içerideki süslemeler aynı şekilde korunamamış. Bazıları komple duvardan sökülmüş.

IMAG0185

 

Buradan sonra Atatürk Köşkü’nü ziyaret ediyorum. Köşkün bahçesi muhteşem.

IMAG0195

 

Malesef içeri girişte bilgilendirici herhani bir broşür vs. vermiyorlar. Öylesine geçmiş zamanların havasını solumak için köşkü geziyorum.

Köşkten inerken Trabzon Kalesini görüyorum. Fazla zamanım olmadığından kaleyi gezme fırsatım olmuyor. Sadece fotoğraflamak ile yetiniyorum.

IMAG0197

 

Hava yağdı yağacak. Hedef Borçka Karagöl. Yağmura yakalanmadan gitmeyi umuyorum.

Yol üzerinde öğle yemeği molası Çayeli nde kurufasulye. Hüsrev isimli bir restorana giriyorum. Duvardaki fotoğraflardan meşhur bir yer olduğunu anlıyorum. Gerçekten çok lezzetli bir kuru fasulyeydi. Uğramanızı öneririm.

IMAG0199

 

Ve sonra Borçka ya doğru sürüyorum. Karagöl Borçka ya 26 km uzaklıkta ve yolun 22 kmsi temiz asfalt. Fakat son 4 km.si yer yer toprak bir yol. Yağmurla ıslanınca kaygan bir zemine dönüşüyor. Sis dağından sonra allahım yine mi feryatları ile , arka teker bir sağ bir sol yalpalayarak sonunda karagöl’e varıyorum. Vardığımda neredeyse karanlık çökmek üzereydi, yağmur da iyiden iyiye artmıştı. İyiki kolay kurulan bir çadır tercih etmişim, hiç uğraşmadan çadırı kurup eşyaları içine atıyorum.

DSC_6646

IMAG0206

Tesislerde inşaat işleri yapan Macahel li arkadaşlar beni barakalarına davet ediyorlar. Öyle can insanlar ki neleri varsa benimle paylaşmak istiyorlar. Çok güzel muhabbet ediyoruz. Muhabbet sırasında aralarından birinin (ismini unuttum, kusuruma bakmasın) lenf kanseri olduğunu ve kemoterapi gördüğünü öğreniyorum. Ama öyle yaşam enerjisi ile dolu ki eminim kanseri yenecektir (Ben de tüm kalbimle onun için dua ediyorum).

Bal üretiyorlar ve evlerini pansiyon olarak kiralayıp geçimlerini sağlıyorlar.

Eğer Macahel’de kalmayı düşünüyorsanız veya halis Macahel balı almak istiyorsanız işte arayacağınız telefon numarası.

IMAG0208

 

Geç olmadan hoş muhabbetleri için teşekkür edip çadırıma istirahate çekiliyorum. Gök gürültüsünün ışığı ve sesi arasındaki saniyeleri sayarak uykuya dalıyorum.

Yarın Batum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>